Göçebe oyunlarını Kırgız hedefine atış yaparken
Devamı...
Göçebe oyunlarını Kırgız hedefine atış yaparken
Devamı...
Kırgızistan'da dünya Göçebe oyunlarında Türkiye Cumhuriyetini temsilen bulunduk
Devamı...
Geleneksel Türk Okçuluğunu İcra Etmenin Sorumluluğu
Geleneksel Türk okçuluğu geçmişten kalmış bir sporun yeniden uygulanmasından ibaret değildir. UNESCO tarafından 2019 yılında Somut Olmayan Kültürel Miras Temsilî Listesi’ne alınan bu unsur; atış tekniklerinden geleneksel ekipman üretimine, ritüellerden sosyal uygulamalara kadar uzanan yaşayan bir kültürel mirastır.
Bugün geleneksel Türk okçuluğunu icra eden kişinin sorumluluğu yalnızca daha yüksek puan almakla sınırlı değildir. Yayı eline alan kişi, geçmişten gelen bir kültürün bugünkü taşıyıcısı hâline gelir.
Türk okçuluğu tarih boyunca tek bir biçimde yaşanmamıştır. Dönemlere göre yay, ok, zihgir, kıyafet ve atış biçimleri değişmiştir. “Geleneksel” kavramını yalnızca şalvar, gömlek ve çarıkla açıklamak tarihî gerçekliği yansıtmaz.
Günümüz okçusu, hangi tarihî geleneği temsil ettiğini bilerek hareket etmelidir. Klasik Osmanlı kemankeşliğini, Anadolu Selçuklu geleneğini veya belirli bir dönemin yöresel okçuluk kültürünü araştırabilir. Önemli olan aynı kıyafeti giymek değil; temsil edilen dönem ile yay, ok, zihgir, atış tekniği, kıyafet ve süsleme arasında bütünlük kurulmasıdır.
Elbette gelenek yaşayan bir olgudur ve çağın şartlarına uyarlanabilir. Ancak uyarlama ile kopuş arasında fark vardır. Geleneksel teknikler, ekipman bilgisi ve tarihî bağ terk edilip geriye yalnızca yay, ok ve puan kaldığında şu soruyu sormalıyız:
“Yaşattığımız şey gerçekten geleneksel Türk okçuluğu mu, yoksa ondan esinlenmiş modern bir okçuluk sporu mu?”
Bu nedenle geleneksel Türk okçusu kendisine şu soruyu sormalıdır:
“Ben hangi geleneği temsil ediyorum?”
Cevabını verdikten sonra o geleneği araştırmalı ve imkânları ölçüsünde bütünlüğünü korumalıdır. Amaç kusursuz kostüm değil, bilinçli ve tutarlı bir temsil ortaya koymaktır.
Çünkü başarı yalnızca kaç puan alındığıyla ölçülmemelidir. Her ok yalnızca hedefe değil, geçmişten geleceğe de gider. Ve o okun üzerinde, onu atan kişinin kendi kültürüne karşı sorumluluğu vardır.
Topun Peşinden Koşan Çocuk, Yayın Karşısında Neden Duruyor?
Bir çocuğu düşünün… Yedi, sekiz yaşında. Elinde bir top, yanında birkaç arkadaşı var. Kimse ona “spor yapmalısın” demiyor. Kale yoksa iki taş, saha yoksa sokak yetiyor. Hakem yoksa çocuklar kendi aralarında karar veriyor. Birkaç dakika içinde oyun kuruluyor.
Çocuk futbol antrenmanı yaptığını bile düşünmüyor. O sadece oynuyor.
Belki de futbolun asıl gücü burada. Çünkü futbol çocuğun karşısına önce bir spor olarak değil, bir oyun ve arkadaşlık biçimi olarak çıkıyor. Çocuk büyüdükçe oyuna rekabet, kurallar ve kazanma isteği ekleniyor.
Peki diğer sporlar?
Birçok branş çocuğun karşısına daha ilk günden oyun olarak değil, ders gibi çıkıyor. Talimatlar, teknik tekrarlar, disiplin ve performans… Çocuk eğlenmek için geldiği yerde kendisini başka bir dersin içinde bulabiliyor.
Geleneksel Türk okçuluğu da bu noktada geri kalıyor. Oysa elimizde oyunu kuracak her şey var: yay, ok, hedef, mesafe, puan ve rekabet. Üstelik arkasında güçlü bir tarih ve kültür bulunuyor.
Eksik olan çoğu zaman ekipman değil, çocuğun tekrar tekrar oynamasını sağlayacak sebepler.
Çocuğa “Tekniğini geliştir” demeden önce “Şu kırmızıyı vurabilir misin?” diyebilmeliyiz. “Antrenman yap” demeden önce “Arkadaşının puanını geçebilir misin?” diyebilmeliyiz.
Çünkü çocuk hedefi vurmak istediği için daha dikkatli olur; kazanmak istediği için tekrar dener. Oyun öğrenmenin önüne geçer, öğrenme oyunun içine yerleşir.
Belki de sorun çocukların okçuluğa ilgisiz olması değildir. Biz henüz onlara yeterince güçlü bir oynama sebebi vermedik.
Çocuk önce merak eder, sonra oynar. Kaybeder, rövanş ister. Başarır, kendi rekorunu kırmak ister. Sonra kuralları, tekniği ve tarihini merak etmeye başlar.
Geleneksel Türk okçuluğunun çocuklara vereceği ilk şey belki de bir antrenman değil, “Bir daha atabilir miyim?” dedirtecek bir oyundur.
Dtf baskı tekniği ile kabartmalı baskı gerçekcilik hissi verirken ucuz etkili ve pratik
Oklarınıza hareket vermek elinizde
Dtf baskı t3kniği ile kabartmalı baskı gerçekcilik hissi verirken ucuz etkili ve pratik
Oklarınıza hareket vermek elinizde
Türkiye Atlı Spor Dallari Federasyonu himayelerinde Atlı Okçuluk Türkiye Şampiyonası yarı fial müsabakası
Devamı...
Oturarak tek diz üzerinde de atış yapıldı. Paylaşımlar gelecek.
Normal sticker dijital Baskıdan farkı bunun kabartmalı olması daha gerçekçi durması