KEMANKEŞNÂME

Hedefimiz Bilgi

Geleneksel Türk Okçuluğu'na dair platformumuza değer katan, bilgilendirici ve kaynak içeren paylaşımlarınız moderasyon tarafından bu alana seçilir, sizi Popüler Kişiler listesinde yukarı taşır.

Elif Aydemir Dilsiz

Osmanlı Okçuları Neden Oku Gökyüzüne Atıyordu?

Bugün bir sporcu rekor kırdığında adı ve derecesi kayıtlara geçiyor. Peki bundan yüzlerce yıl önce bir Osmanlı okçusu rekor kırdığında ne oluyordu?

Okmeydanı’nda bunun da bir sistemi vardı.

Menzil okçuluğunda amaç hedefi vurmak değil, oku mümkün olduğunca uzağa göndermektir. Kırılan rekorlar okçunun adı, atış mesafesi ve tarihiyle birlikte kayıt altına alınıyordu.

Daha da şaşırtıcısı, önemli olan rekorların ardından menzil taşları dikiliyordu. Böylece bir okçunun başarısı yalnızca bir kâğıda değil, adeta taşa kazınarak tarihe bırakılıyordu.

1817/18 tarihli menzilnâmede Okmeydanı’ndaki menziller ve rekorlar ayrıntılı biçimde kaydedilmiş: mesafeler “gez” adı verilen ölçüyle belirtilmişti.

Yani yüzyıllar önce İstanbul’da yalnızca ok atılmıyordu.

Rekor kırılıyor, ölçülüyor, kaydediliyor ve gelecek nesillere bırakılıyordu.

Belki de Okmeydanı’ndaki menzil taşları, Osmanlı okçularının bize bıraktığı en ilginç “rekor tabelalarıydı.”

KAYNAKÇA

Şinasi Acar & Murat Özveri, “Bir İstanbul Okçuluk
Menzilnamesi”, Osmanlı Bilimi Araştırmaları, 2017.

Atilla Bir, Mustafa Kaçar & Şinasi Acar, “Türk Menzil
Okçuluğu, Yay ve Okları”, Osmanlı Bilim Araştırmaları, 2006

Ünsal Yücel, Türk Okçuluğu, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları

0 yorum 289 görüntüleme
Yorum
Umut Er

Malazgirt Savaşı Kazılarında Yeni Buluntular

Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi, Anadolu’nun kapılarını Türklere açarak büyük bir çağın başlangıcını simgelemişti. Günümüzde bu tarihî zaferin yaşandığı alanı ortaya çıkarmak ve bilimsel yöntemlerle belgelemek amacıyla yürütülen arkeolojik çalışmalar yeni buluntularla devam ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Muş Alparslan Üniversitesi iş birliğiyle 2020 yılında başlatılan “Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi”, bu yıl altıncı senesine ulaştı. Projenin bilimsel danışmanlığını Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Çevik yürütüyor.

2025 araştırma sezonunda yapılan kazılarda, savaş alanında yaklaşık 200 metal obje bulundu. Bu objeler arasında ok uçları, savaşta kullanıldığı düşünülen çeşitli aksamlar ve muhtemel kişisel savaş donanımlarına ait parçalar yer alıyor. Böylece Malazgirt’in sadece yazılı kaynaklarda değil, somut arkeolojik kanıtlarla da ortaya konulması yönünde önemli bir adım atılmış oldu.

Prof. Dr. Adnan Çevik, çalışmaların bu yıl 1 Temmuz’da başladığını ve 150 kilometrelik geniş bir alanda, savaşın geçtiği düşünülen güzergâhı daraltarak jeofizik ve yüzey araştırmalarıyla bulguları yoğunlaştırdıklarını ifade ediyor. Çalışmalar, hem jeofizik yöntemler hem de yüzey kazıları ile sürdürülüyor. Özellikle Sabuntepe platosunun 1700 metre yükseklikteki bölgesinde, savaşın geçtiği ve kritik noktalardan biri olduğu düşünülüyor.

Bu yılki etapta bulunan çok sayıdaki metal obje, savaşın geçtiği alana dair somut kanıtlar sunması açısından büyük önem taşıyor. Bu keşifler, Malazgirt’in tarihsel ve kültürel değerini bir kez daha gözler önüne sererken, Anadolu’nun Türklere vatan olma sürecinin arkeolojik boyutunu da bilim dünyasına kazandırıyor. Bu bizler için oldukça önemlidir.

0 yorum 208 görüntüleme
Yorum